|
Kuleli Konak, Cunda'nın merkezinde, eski bir Cunda sokağında , güzel mi güzel bir rum evidir.
Bütün eski evlere özgü ağırbaşlılığı, sıcaklığı, huzuru ve yaşanmışlığı, onu ilk gördüğünüzde hissedersiniz.
Bu bir asrı geçkin evin tahta kapısını aralayıp içeri girdiğinizde, yüksek tavanları ahşap tavan ve döşemeli odaları, girişi kaplayan sarnıcı,uzaktan Midilli'ye el sallayan kulesi ve geniş bahçesi ile hemen sarıverir sizi.
|
|
Orada kaldığınız her geçen gün,tarihi ve hikayesi olan bir evde dinlenmenin keyfine varırsınız. Yüksek tavanlı odalarında huzurla dinlenir, kulesinden denizi seyreder, geniş ve ferah bahçesinde çayınızı yudumlarsınız.
Doğa, tarih, kültür, dinginlik ve gönlünüzce geçireceğiniz günler; yaşanmışlık ve paylaşımları çoğaltmak için sizi bekliyor…
|
|
Odalarımız
Pansiyonumuzun 2'si balkonlu olmak üzere 6 odası mevcut. Bunlardan 4 tanesi üst katta olup 2 duş ve tuvalet bu odalar tarafından paylaşılır. Giriş katında ise 2 odamız ve 1 duş ve tuvaletimiz vardır.
Odalarımızın hepsi yüksek ahşap tavanlı, ahşap döşeme ve panjurludur.
Ayrıca her odamızın tavanında serinlemeniz için vantilatör bulunmaktadır.Yüksek tavan ve taş bina olmanın getirdiği doğal serinlikten dolayı ve otantik yapısını korumak düşüncesiyle, klimadan özellikle kaçınılmıştır.
|
|
Mutfağımız
Sabahları kahvaltımızı geniş bahçemizde hazırlıyoruz. Soframızda her zaman Cunda peynirleri, Ege'ye özgü kekikli zeytinyağı, zeytin, reçel, tereyağı, domates ve istediğiniz kadar çay vardır.
Güzel bir günü güzel bir kahvaltıyla, hep beraber keyifle karşılıyoruz…
|
|
Bahçemiz
Sizlerin ılık akşamüstlerinde oturup dinleneceğiniz; çayınızı, kahvenizi yudumlayacağınız, hamakta uyuklayacağınız ya da kitabınızı okuyacağınız güzel bir de bahçemiz var. Yaşlı ve bilge evimizin gölgesinin vurduğu bu güzel bahçede uzun sohbetler edip şarkılar, türküler söyleyebilirsiniz.
|
|
Pansiyon sahipleri
Pansiyon sahipleri, İstanbul'da avukatlık yapan Hasan Doğan ve turizmci Yasemin Doğan dır. Yıllardır Ege'de yaşayacakları yeri bulmak için heyecanla " o kıyı benim, o koy senin " diyerek yaptıkları arayışların sonunda, yine yorgun bir şekilde İstanbul'a dönerken, mola için Cunda`ya uğradıklarında, aradıkları yerin burası olduğuna karar vererek bu evi satın aldılar.
Başlangıçta sadece kendileri için düşündükleri bu 150 yıllık güzel rum evini, sonradan diğer insanlarla paylaşmaya karar verdiler. Evin tarihi yapısını bozmadan yaptıkları bir kısım restorasyonlar ve değişikliklerle, gelen konukların da, bu küçük ve şirin mekanda dinginlik, huzur, tarih ve doğayla buluşup mutlu olmalarından, ayrı bir sevinç duymaktadırlar.
|
|
Sokağımız
Sokağımızdan geçerken, yıllar önce Girit'ten göç etmiş yaşlı insanların hoş bakışlarıyla karşılaşıp; sokağın binaları, taşları ve bu güzel insan yüzleri ile bütünleşmiş yaşanmışlığına tanık olabilirsiniz.
Kendinizi, modern kentin yorucu, mekanik, günlük, anlık hatta dakika ve saniyeler üzerine kurulu hayatlarının aksine, yılların sokakta bıraktığı izlere bakıp, zamanın ağır ağır aktığı başka bir boyuttaymış duygusuna da kapılabilirsiniz.
|
|
Ve Cunda
Daracık taş sokakları, eski rum evleri, irili ufaklı 20'yi geçkin adası, dantel gibi koyları ile Ege'nin incisi Cunda, tatlı bir meltem ve zeytin kokularıyla karşılar, daracık sokaklarına buyur eder sizi. Yasemin kokuları içinde yaşlılarla sohbet ederken Girit'ten Cunda'ya, Midilli 'ye gidip gelirsiniz. Adaları, manastırları, kiliseleri, ıssız koyları ve doğasının o eşsiz güzelliği ile büyüler sizi. Gün batarken "Taş Kahvede" içeceğiniz bir bardak ada çayı, keyfinize keyif katar. Akşamları Ege otlarıyla hazırlanmış mezeler, taze balıklar ve deniz kokusuyla adanın ritmine kapılmış bulursunuz kendinizi..
Kültürün, tarihin, dinginlik ve huzurun ritmine..
Adaya hoş geldiniz!
|
|
|